Bahá'u'lláh'ın Levihler'i
Turkish ·
Dua Kitabı BH02183
KERMİL LEVHİ BH02324
Celîl olsun bu Gün! Bu Gün, Rahmânın güzel kokulu merhamet yellerinin imkân dünyasına estiği gündür. Bu Gün, şanına geçmiş asır ve devirlerin yetişemeyeceği kadar kutlu bir gündür. Bu Gün, Kıdem Cemâlinin Kendi mukaddes makamına yöneldiği gündür. Kıdem Cemâlinin Kendi mukaddes makamına yönelmesi üzerine , bütün yaratıklar ve onların ötesinde Yüceler Zümresi yüksek sesle çağrıştılar: "Koş, ey Kermil koş! İşte İsimler Ülkesinin Sultanı ve göklerin yaradanı olan Rabbın Cemâli senin üzerine oturdu."
Bunu işiten Kermil Dağı sevincinden vecde geldi, sesini yükseltti ve haykırdı: "Ey gözlerini bana çevirip, adımlarını bana yöneltmek lütfunda bulunan! Canım Sana kurban. Ey ebedi hayat kaynağı! Ayrılığın beni bitiriyor, huzurundan uzak kalışım rûhumu yakıp kavuruyordu.
Hamdolsun Sana ki, çağrına icâbet etmeme beni muvaffak kıldın; Kendi Gününün hayat verici hoş kokusuyla ve Kendi Kaleminin heyecanlandırıcı sesiyle beni canlandırdın. Senin Kalemin, İsrafilin borusu. Her mukavemeti kıran mübarek Emrinin zuhuru saati çalınca, rûhundan Kendi Kalemine üfledin ve işte o anda bütün yaratık dünyasının temeli sarsıldı, bütün yaratıkların Mâliki olanın hazinelerinde saklı sırlar insanlara münkeşif oldu."
Kermilin bu haykırışı Yüce Makamımıza erişince cevap verdik: "Ey Kermil! Şükürler sun Rabba! Ayrılık ateşiyle yanıp kavrulduğun bir sırada huzurumun denizi senin karşında dalgalandı, seni ve bütün yaratıkları, görünür görünmez herşeyi sevinçle doldurdu. Sevin, şâd ol: Tanrı bu gün Kendi Tahtını senin üzerine kurdu, seni Kendi ayetlerinin matlaı, bürhânlarının maşrıkı yaptı. Ne mutlu senin çevreni dönenlere! Ne mutlu senin şanlı adını yayanlara! Ne mutlu Rabbın Allah’ın sana gösterdiği lütuf ve keremi birbirlerine anlatanlara! İmdi, celâl sahibi Rahmânın ismiyle ölümsüzlük kadehini alıp iç ve sana olan merhametinin bir nişanesi olmak üzere, kederini sevince çeviren Rabbına şükürler sun. O, Kendi tahtının makarrını, ayaklarının bastığı yeri, huzuruyla müşerref olan bu noktayı, nidasının yükseldiği bu mahalli, gözyaşları döktüğü bu mekânı gerçekten sever.
Ey Kermil! Siyon’a seslen ve şu müjdeyi ver: "Fani gözlerden nihân olan geldi. Onun herşeyi yenici hâkimiyeti meydana çıktı. Onun herşeyi kaplayan parıltısı ayan oldu. Sakın durma, duraklama. Koş, gökten inen Tanrı Şehrini tavaf et. Allah’ın in’âm ettiği kimselerin, saf yüreklilerin, mukarreb meleklerin secde ederek tavaf ettikleri bu Semâvî Kâbenin çevresini dön dolaş. Bu zuhurun müjdesini yeryüzünün her noktasına ve her şehrinegötürmeyi ne kadar isterdim! Bu zuhur, Sina’nın aşık olduğu zuhurdur. Onun ismiyledir ki, Yanar Çalı:’Yerin ve göğün padişahlıkları Rabların Rabbı olan Allah’a mahsustur’ diye çağırmaktadır. Hakikaten söylüyorum: Bu gün, kara ve denizlerin bu müjdenin sevinciyle çırpındıkları gündür. Ezelden beri bir çok şeyler fani akılların ve kalplerin idrakine sığmayan bir lütuf ve kerem eseri olarak bu Gün için saklanmıştır. Yakında Allah Kendi Gemisini senin üzerinde yüzdürecek ve isimler kitabında anılı Bahâ Milletini şühûd alanına çıkaracaktır. " Mukaddes olsun insan cinsinin Rabbı! Onun isminin anılmasıyla yerin bütün zerreleri titreşmiş, Ululuk Dili, Kendi bilgisinde gizli ve kudretinin hazinelerinde saklı şeyleri açığa dökmek için harekete gelmiştir. O, aziz ve yüce isminin gücüyle yerde gökte olanların mutlak hâkimidir.